3 Ocak 2013 Perşembe



Cemil İpekçi

1948 İstanbul doğumlu olan sanatçı, Horasan'ın en köklü ailelerinden birine mensuptur. Annesi Safranbolu Yörük Köyü'nden Çeyrekgillerdendir. Aynı aileden ünlü Soprano Leyla Gencer'in akrabasıdır. Baba tarafından İsmail Cem ve Abdi İpekçi ile kuzendir. Selanik’te ipekçilikle başlayan serüvenleri, Türkiye’de sinema ve siyasette devam etti. İpekçizadeler, Selanik’in en meşhur ailelerindendi. Aile ipekçilikle uğraşıyordu. Bir müddet sonra İstanbul’a göç etmeye karar verdiler. İstanbul, Eminönü’nde döneminin en güzel mağazasını açtılar. İhsan İpekçi ile sinema sektörüne adım attı aile. Türk müzik tarihine damgasını vurmuş Lale ve Nerkiz hanımlar İpekçiler’dendi. Keza Abdi ve İsmail Cem İpekçi kuzenler de bu ailenin üyeleriydi. İpekçiler’in evlatlığı Dr. Nejat Tokay’ın oğlu Cemil İpekçi 5 yaşından beri kesintili olarak İstanbul'da yaşamaktadır. İngiltere'deki Royal Academy of Art (Kraliyet Sanat Akademisi) 1971 yılında mezun oldu. 1972-75 yılları arasında hazır giyim üzerine stilist olarak çalıştı ve 1975 yılından itibaren de kendi moda evini kurarak, özgür tasarımlarını Tzagne isimli butiğinde gerçekleştirmeye başladı. 1979 yılında Tzagane'ın ikinci şubesini Fransa-Nice'te açtı ve 1984 yılına kadar bu iki butiği işletti. Türkiye'ye döndüğünde kendi modaevinde haute couture üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı ve ülkemiz modasına yön veren modacılardan biri oluşunu ve çizgisini korudu.


Cemil İpekçi’nin 1984’e kadar gerçekleştirdiği bütün tasarımları Eski Anadolu Uygarlığı’nın izlerini taşırken, 1984’de yeniden İstanbul’a dönüşünden bugüne değin yaşattığı tasarım evi Haute Couture ile çağdaş gece modasına şaşırtıcı bir dönüş yaptı. 1990'lara kadar Türk ve Anadolu motifli çalışmalarına ara verdi ise de bu kesinti 1992 yılındaki "Suzeni" isimli koleksiyonu ile sona erdi.




Modacı Cemil İpekçi, Şişli Belediyesi'ne bağlı Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanları için yeni kıyafetler hazırladı. Temizlik işçileri, bundan sonra Cemil İpekçi'nin özel tasarım kıyafetleriyle Şişli halkına hizmet verecekler. Kıyafetler, yaz ve kış olmak üzere 2 ayrı tarzda tasarlandı.





Türkiye'de moda deyince hemen akla gelen isimlerden biri olan Cemil İpekçi, farklı tasarımları, rengarenk koleksiyonları ile bir ekoldür.Yıllarını bu mesleğe vermiş olan başarılı modacı, Osmanlı esintileri taşıyan çizigileriyle Türk modasına, yıllardır yön vermeye devam ediyor. 2002 yılında Star TV'nin düzenlediği Türkiye güzellik yarışmasının birincisi Azra Akın'ın elbisesini tasarladı. Elbisenin kumaşını Kapalıçarşı'dan aldı. Kıyafet tasarımlarının yanısıra Damra markalı pırlanta ürünlerinin tasarımını da gerçekleştirmiştir.

28 Aralık 2012 Cuma



EROL ALBAYRAK....



İzmir doğumlu Erol Albayrak ,modaya okul yıllarında resimle başlamıştır.Moda eğitimini İzmir Fashion Art  Moda ve Sanat Akademisinde almış olan Erol Albayrak,1997 de İstanbul a gelerek Cemil İpekçi Atölyesinde 6 yıl çalışmıştır.





2000 yılında kendi atölyesini açan modacının ,ilk projesi Osmanlı dönemine ait ''Selamlık '' tır.İşlediği  konu nedeni ile moda eleştirmenlerinden çokça eleştiri alması,erkek modası için ilk ve son çalışması olmuştur.Erkek modasındaki yıkılmayan tabular ,modacıyı kadın tasarımlara yönlendirmiştir.



                                                                                    

'Anadolu Medeniyetleri ' koleksiyonu ile tüm dünyayı dolaşan modacı ,birçok ödül almıştır.






Erol Albayrak,her kolleksiyonun da farklı temalar işlemektedir.Sirk,Jungle adını koyduğu defilelerde farklı konular ve akvaryumda yaptığı defile gibi farklı mekanlar kullanmaktadır.






Erol Albayrakın Akvaryum Defilesi erol albayrak su alti defilesi



Ünlü modacı bayanlara giyim ile verdiği tavsiyelerde; 'İnsanlar mutlu olduğu giyisileri taşımalılar.İçlerinde bulundukları giyisilerde sıkışmamalılar,giydikleri elbisenin hakkını vermeliler' demiştir.



Moda camiasında başarılı tasarımcının hedefi ,daha çok insanı giydirmek,daha büyük kitlelere ulaşmak ..











21 Aralık 2012 Cuma

HAKAAN....''Hakan Yıldırım ''

                                                                 






     9



              HAKAAN ve Hakan Yıldırım






90’lı yılların ortalarında, İTKİB genç tasarımcılar yarışmasını kazanarak tüm dikkatleri üzerine çeken,
modacı Hakan Yıldırım’ a moda dünyasında ün kazandıran
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde yapılan ''Osmanlı Defilesi''olmuştur.










Moda Haftası’na seçilen ilk Türk tasarımcı olan Hakan Yıldırım ,ayrıca 2011-2012 Koton Sonbahar-Kış modasını hazırlamış ve kariyeri için büyük bir adım atmıştır.


                            




Yabancı pek çok ünlüyü giydiren Hakan Yıldırım'ın , Hakaan adlı  tasarımları, aralarında Harvey Nichols, Colette, Opening Ceremony, Bon Marche gibi dünyanın en önemli mağazalarının bulunduğu 50’yi aşkın noktada satılmaktadır. Hakaan tasarımını tercih eden diğer isimler arasında Rihanna,Jennifer LopezMadonna, Penelope Cruz, Cindy Crawford, Naomi Campbell, Emma Watson, Eva Hezigova, Lady Gaga bulunmakta.



                                                                                                                                                                                                      
 






14 Aralık 2012 Cuma





Haute Couture ve Cengiz Abazoğlu

Haute couture, modanın en üst düzeyi yerine kullanılan Fransızca bir terimden geliyor. Couture kelimesinin sözlük anlamı elbise dikmek, dikiş veya iğne ile işlemek anlamına gelmektedir. Haute ise yüce, muhteşem,  şık ve zarif demektir. İki kelimenin kombinasyonu ise giysi modasında mükemmel bir sanatçılığı ifade eder.
                                                                                       



1969 yılı doğumlu Cengiz Abazoğlu ,ailesinin kumaş konusunda faalliyet gösteren firmasında çalışması ile moda ile küçük yaşlarda tanışmıştır.2006 senesine kadar sadece ısmarlama ya da kişiye özel olarak tanımlanan “Haute Couture” tarzında kendi atölyesini İstanbul Nişantaşı’da kurmuştur.




 Bu tarzda ilerleyen ,Cengiz Abazoğlu, 2012 Haute Couture İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nu, Paris Moda Haftası’nın final defilesi ile tanıttı. 30 parçalık koleksiyonunda; kristal ve yarı değerli taşların ağırlığı dikkat çekti. Ünlü modacı; şifon, krep ve dantelden oluşan kıyafetlerde zengin bir renk skalası kullandı. Abazoğlu defilesinde izdiham yaşanırken; koleksiyon moda otoritelerinden tam not aldı.







                                                                                   

     


6 Aralık 2012 Perşembe

FARUK SARAÇ VE MODA OKULU

 


1852 yapımı Fabrika-i Hümayün ü 30 yıllığına kiralayarak ,müthiş bir moda okulu yaratan Faruk SARAÇ 160 yıllık binayı restore etmiş ve binayı yıllar önceki haline geri getirmiştir.



31 yıllık birikimini yatırmış olan Faruk SARAÇ ,yarısından fazlası burslu olan ve ağırlığını bayanların oluşturduğu okulunda yeni modacılar yetiştirmektedir.




Tasarımların çoğu kadın kıyafetleri üzerine olan okulda ,bu yıl ilk mezunlar verildi.


 
  


Futbolculuktan menisküs olunca modaya geçiş yapan SARAÇ  'I'n şimdide en büyük hayali İstanbul da bir moda okulu açmak..





3 Aralık 2012 Pazartesi

Neden kadın modasının en ünlü modacıları ,erkeklerden çıkıyor?






Neden kadın modasının en ünlü modacıları ,erkeklerden çıkıyor? 











Tarihe balktığımızda ,tekstil endüstrisinin gelişmekte olduğu yıllarda erkekler, desen hazırlama gibi teknik ve tasarım alanlarında yer alıyordu. Kadınlar ise dikiş ve düğme dikme, tüyleri boyama gibi sadece el becerisi isteyen alanlarda çalışıyordu. Amerikalı ünlü tasarımcı Tom Ford’a göre, başka bir neden de kadınların konu dış görünüşe geldiğinde erkeklere daha çok güvenmesi. Ford, “Erkekler objektiftir. Tasarım yaparken kadın vücudunun belirli yerlerini saklama çabasına girmek gibi bir yük bulundurmazlar.

                                                                                                                                            

Ayrıca şu bir gerçek ki kadınların kendi aralarında rekabet,kıskançlık ve içlerinde bulundurdukları büyük egoları,kendisinden başka bir kadının güzel görünmesini istememelerini ,başarılı bir modacı olmalarını engellemektedir.Örneğin,bir kadın başka bir kadına nasıl göründüğünü sorduğunda alacağı cevap hep aynı; ‘Harikasın’. Bu nedenle kadınlar, diğer kadınların cevaplarından hep şüphe duyarlar.




Bir başka düşüncede ;kadınların kariyerlerine evlenmek ve çocuk doğurmak için ara vermesi .. Moda dünyası ise ara vermeyi kabul etmiyor. Bu nedenle eşçinsel erkekler modada çok başarılı; çünkü hem aile kurma zorunlulukları yok, hem de kadınların ne isteyebileceğine dair görüşleri çok kuvvetli.